Buradasınız : Ana Sayfa //Video İzle//Başbakan Erdoğan İstanbul Mitingi Konuşması 23 Mart 2014 Pazar

Başbakan Erdoğan İstanbul Mitingi Konuşması 23 Mart 2014 Pazar

30 Mart 2014 pazar günü yapılacak olan yerel seçimlere 1 hafta gibi çok az bir zaman kaldı. Tüm siyasetçilerimiz yerel seçim için ülkemizin her bir yerinde seçim mitingi konuşmalarını yapmaya devam ediyor. Yoğun bir programa sahip olan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan büyük miting konuşmalarından birini 22 mart 2014 cumartesi günü Ankara’da yaptı. Devasa bir kalabalığa seslenen Başbakan Erdoğan Melih Gökçek’i destelemek için Ankara’da miting konuşmasını tamamladı. Konuşmasında AKP’den adaylığını koyan Melih Gökçek’e büyük bir rakip olarak görülen Mansur Yavaş’ın seçim seslenişini eleştirdi. “Yavaş Gardaşım Yavaş Geliyor Mansur Yavaş” adlı seslenişi eleştiren Recep Tayyip Erdoğan’ın büyük mitinglerinden biri olan İstanbul Miting Konuşması 23 Mart 2014 Pazar Günü İstanbul Yenikapı‘da gerçekleştirilecek. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Kadir Topbaş ile birlikte verilecek AK Parti İstanbul Mitingi, Başbakan Erdoğan İstanbul Mitingi Konuşması İzle, Başbakan Erdoğan İstanbul Mitingi Konuşması, Başbakan İstanbul Seçim Konuşması İzle, Başbakan Erdoğan İstanbul Mitingi 23.03.2014, 23 mart 2014 Başbakan İstanbul, 23 Mart 2014 Pazar Başbakan İstanbul Mitingi Nerede?, 23 Mart 2014 Pazar Başbakan İstanbul Miting Saati, Ak PArti Yeniden İrade Mitingi, 23 Mart 2014 Yenikapı Mitingini yazımızın devamında bulabilirsiniz.

23.03.2014 Başbakan Erdoğan İstanbul Mitingi Konuşması İzle

Başbakan Erdoğan İstanbul Mitingi

Başbakan Erdoğan İstanbul Mitingi

Başbakan Erdoğan’ın konuşması

“Kırılır da bir gün bütün dişliler, döner şanlı şanlı çarkımız bizim. gökten bir el yaşlı gözleri siler, şenlenir evimiz barkımız bizim. Yokuşlar kaybolur çıkarız düze, kavuşuruz sonu gelmez gündüze. Sapan taşlarının yanında füze, başka alemlerle farkımız bizim. Kurtulur dil tarih ahlak ve iman, görürler nasılmış neymiş kahraman. Yer ve gök su vermem dediği zaman, her tarlayı sular arkımız bizim. Gideriz nur yolu izde gideriz, taş bağırda sular dizde gideriz. Bir gün akşam olur biz de gideriz, kalır dudaklarda şarkımız bizim.

İstanbul canım İstanbul, aşkım, sevdam, davam, kavgam ey İstanbul seni yürekten selamlıyorum. Ey aziz İstanbul. Ey kutlu peygamberin buyruğuna nail olmuş yüce şehir, ey Mekke’nin kardeşi, Şam’ın, Kudüs’ün Diyarbakır’ın kardeşi İstanbul seni kalpten selamlıyorum.

İSTANBUL’DA ÇÖP DAĞLARI VARDI!
İstanbul’un seçkinleri kaymak takımı böyle bir sonuç beklemiyordu. İstanbul susuzdu, çöp dağları vardı. Çünkü CHPdemek kirlilik demektir. Yolsuzluk demektir, çöp demektir. CHP demek susuzluk demektir. Ey İstanbul o zaman Ümraniye’nin belediyesi de CHP’liydi. Ümraniye çöplüğünde vahşi depolama vardı, o çöplük patladı 39 kişiye maalesef mezar oldu. gençler bunu bilmeyebilir, geziciler bunu bilmeyebilir. Ah ah, çevreci ha, ne çevrecisi ya? 39 kişi orada maalesef öldü. CHP’li belediye vardı. Bunun hesabını soran oldu mu? Nerde o medya? Yandaş medya nerede? sordular mı bunun hesabını? Sormazlar, işlerine gelmez. Niye? Paslaşıyorlardı, dayanışma içerisindeydiler. Onları onlar getirdiler. Ama tarih hesap soruyor şimdi. Diyor ki ey CHP o 39 vatandaşımızın hesabını ver. Kılıçdaroğlu sen bunların hesabını ver. Ama bunlarda o yüz yok.

Geldi İstanbul’a büyükşehir başkan adayı oldu Kılıçdaroğlu. Ben de merak ettim nerede oturuyor diye. Dediler ki Kağıthane’de. Nerede oturuyorsunuz diye, Kağıttepe’de oturuyorum demiş. Ve seçim günü geldi oyunu kullanamadı. Yahu bunun eline üç koyun verin kaybedip gelir. İnanın bundan bir şey olmaz.

Şimdi biliyorsunuz pozlar veriyordu, klasör. Yolsuzluk klasörü. Tabi böyle şeylerin olacağını da zannetmiyordu. Baykal genel başkan o da yanında. Klasörün sırtında ne yazıyor yolsuzluk. Kimin klasörü bu? Şu anda büyükşehir adayı olarak gösterdiler zatın. Ne yaptılar onu? Partiden ihraç ettiler hırsız ya. O ihraç ettikleri kişiyi şimdi getirdiler büyükşehir adayı yaptılar. Peki bu nasıl iş? Ben söylemiyorum klasörü sen hazırladın, şimdi de kalkıyorsun o adamı aday yapıyorsun. Niye? Malzeme yok ellerinde malzeme. Kimi koysunlar? Bunlar felç olmuş felç. Ama biz gümbür gümbür geldik, yine gümbür gümbür geliyoruz.

Biz İstanbul’a, ülkemize, milletimize efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik. Yine hizmetkar olarak yolumuza devam edeceğiz.

30 MART’TA PENSİLVANYA’YA DERS VERECEĞİZ
İstanbul’daki seçkinler elitler, Recep Tayyip Erdoğan ’ın başkan seçileceğine inanmıyorlardı. Milleti dahi kontrol ettiklerini, milletin aklını çeldiklerini zannediyorlardı. Milletim onlara ağır bir ders verdi. şimdi ne diyorum biliyor musun? 30 Mart’ta sadece onlara değil, hani bu telefonları dinleyenler var ya, Pensilvanya var ya, en önemli dersi ona vereceğiz.

Bunların dershanelerine gidenler varsa yavrularımızı lütfen oralardan alın. Milli eğitim bakanlığı olarak hafta sonlarında takviye kurslarını biz ücretsiz olarak vereceğiz. Yıllarca bunlar bizi sömürdüler ya. Sülük gibi sömürdüler. Ama sülük faziletli, sülük zararlı kanı emer. Bunlar bizim helalimizi yediler ya. Sadaka dediler yediler, zekat dediler yediler, kurbanlık koyun dediler yediler, adak dediler yediler. Ah kardeşlerim ha, benim sevgili peygamberime, kendi televizyonunda miraçtan iniyor kamyonete bindiriyor. Ve bu senaryoları da o onaylıyor biliyor musun? Yahu sen hoca mısın senarist misin? Nesin?

YA SEN NASIL HOCASIN BE!
İyi niyetimizin kurbanı olduk. Başörtülü kızlarımızın, yahu üniversiteye giderken başlarını açmaları noktasında fetva veriyor beyefendi. Niye? Çünkü 28 Şubatçı generaller onu istediler. Ya sen nasıl hocasın be. Ama 28 şubat öncesi öyle demiyor. Akşam başka sabah başka.

Şu andaki yandaş medya varya muhtar bile olamaz dediler. Muhtar bile olamaz dedikleri kişi 11 yıldır aralıksız Türkiye’de başbakan oldu. Bu milletin iradesini çalamazsınız. Biz önce halkın sonra hakkın iradesine boyun eğdik. Benim meselem milletimin hak meselesidir. Benim meselem milletimin hukuk meselesidir. Biz hukuku çiğnemeye karşı dik duruyoruz. Yargı darbesi yapmak isteyenlere karşı dik duruyoruz. Milli iradenin çalınmasına karşı dimdik duruyoruz.

Müslüman olmayanlara da hizmet etmek bizim görevimiz. İster Müslüman olsun, ister Hristiyan olsun, ister ateist olsun. Bizim görevimiz alanında hepsi var. bizim iktidarımız ayrımcılığın iktidarı olmayacaktır.

Epey zamandır bir şarkı tutturdular. Demokrasi sandıktan ibaret değildir. Sevsinler sizi. Nereden ibaret? Doğru bunlar öyle alıştılar. Ama böyle değil. Biz sandıksız bir demokrasiyi asla kabul etmedik ve etmiyoruz.

YAKARSINIZ YIKARSINIZ BAŞKA İŞİNİZ YOK
Sen Şişli’de ne yaptın ya? İstanbul’a ne yapacaksın. Bunların böyle bir imkanı gücü yok. Geçenlerde bizim Taksim-Yenikapı hattındaki, yeni yapılan köprü var ya, o köprüyü yıkacakmış. Ya bu CHP yıkmakla mükellef, yapmakla değil. İstanbul’da ulaşım sıkıntısı var. İkinci tüp geçidi yapacağız. Kılıçdaroğlu onu da yıkarsınız olur mu? Ama iktidara gelemeyeceğine göre sen artık aracınla gezersin.

Bak Kanal İstanbul dedik, adam Kanal İstanbul’dan rahatsız. Biraz kendinize gelin. Şu ülkede bir dikili ağacınız yok. Sadece yakarsınız yıkarsınız başka işiniz yok. Ondan sonra da tencere tava hep aynı hava. Adı da ne? Demokrasi özgürlük. Tencere tavayla özgürlük olur mu? Ancak huzursuzluk olur. Bakıyorsunuz şimdi bazı bu zihniyette olan, sokaklarda yollarda çirkin hareketler yapma…

12 yıl boyunca hırsızların art niyetlilerin farklı hesaplar içinde olanların bu davaya sızmaması için hep hassasiyet içinde olduk.

Pensilvanya beddua seansları yapıyor. Varsınlar etsinler ya. Hiç önemli değil. Bumerang gibi onları vurur. Kötü söz sahibinindir. Bitmedi. Şimdi geçenlerde baktım bir şey daha düşmüş. Ne diyor? ‘O uzun bize çok hainlik etti’ diyor. Şu hale bak, ya sen ne biçim Hocaefendisin ya. Ya sen bu noktada eğer dürüstsen 99’da bu ülkeden niye kaçıp gittin? 15 yıldır kaçaksın. Uydurma bir pasaportla kaçtın gittin. İlkokul mezunu ve öbür taraftan da maalesef hak etmediği halde bir pasaportla kaçış. Şimdi soruyorum diyorlar ki inzivaya çekiliyor.

MONTAJLA BAŞBAKAN YARGILANAMAZ
Twitter bir olay. Yargının aldığı kararlar nedeniyle TİB tarafından erişime kapatıldı. Yargının aldığı kararlar nedir? Bir hanım kardeşimizle ilgili Twitter’da alçakça tweetler atılıyor. Son derece edepsizce ve hayasızca tweetler atılıyor. Onun dışında sahte hesaplar üzerinden bazı şahısların kişilik haklarına saldırılarda bulunuluyor. Özel hayatın korunması diye bir olay var. Bu şahıslar mahkemeye başvuruyor. Bu hakaretlerin, içeriklerin kaldırılmasını istiyor. Mahkeme bunların kaldırılması hakkında hüküm veriyor. Bu hükmü TİB’e bildiriyor.

TİB, Twitter’a diyor ki böyle mahkeme kararı var, bu içeriği kaldır diyor. Medya bunu iyi dinle. Günlerdir affedersin köşelerinizde televizyonlarda yalan yanlış yorumlar yapıyorsunuz. Ama Twitter bunu umursamıyor. Ve olay bana geliyor. Ben de diyorum ki, ‘Kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz. Ne gerekirse yapın’.

Şunu tüm dünyanın bilmesini istiyorum. Twitter, ABD’nin anayasasına uyuyor. Almanya’nın Rusya’nın çin2in kurallarına uyuyor. Ama mesele Ukrayna olunca, Mısır olunca, Türkiye olunca diğer devletler olunca Twitter çıkıyor özgürlükten bahsediyor. Belli ülkelerde Twitter işbirliği yapıyor. Hiç kusura bakmasın, biz üçüncü dünya ülkesi değiliz. Twitter da Facebook da YouTube da TC Anayasası’na saygı göstermek zorundadır.

Bakın buralarda, Gazi Mustafa Kemal’e ağır hakaretler ediliyor. Buna özgürlük mü diyeceğiz? Kutsal değerlerimize hakaretler ediliyor. Aile hayatına kişilik haklarına saldırılar var. Buna özgürlük deyip geçecek miyiz? Çocuklar istismar ediliyor, ırkçılık yapılıyor, çok ağır suçlar işleniyor. Twitter, Facebook, Youtube anlaştığı ülkelerde buna neden özgürlük demiyor?

ABD Başkanı’nın gizli telefon görüşmeleri yayınlansa, bu Twitter bu Facebook bu Youtube buna özgürlük diyor mu? Diyemez, Türkiye’ye gelince mi akıllarına özgürlük geliyor? Twitter gelir TC mahkemelerinin kararlarına uyacağını söyler biz de gerekeni yaparız. Bizim kanunlarımıza uymayacaksa biz de gereğini yaparız. Burası muz cumhuriyeti değil Türkiye Cumhuriyeti’dir.

Şimdi ne diyorlar? Özgürlük elden gidiyor. Kusura bakmasınlar, bak şu Tayyip Erdoğan, kim ne derse desin bizim mahremimizi, görüşmelerimizi, konuşmalarımızı dinleyen ve dinletenlere karşı sonuna kadar mücadelesini verecektir. Özgürlük adı altında kimse bizim mahremimize giremez. Kim olursa olsun.

Cumhurbaşkanımızın kanaati farklı olabilir. Beni dinleyecek, bakanları dinleyecek. Yahu bırakın tüm insanları dinleyecek… Beni dinleyemezsin, yok böyle bir şey. Ben artık evimde bile rahat rahat konuşamıyorsam, telefonla konuşamıyorsam, ailemle konuşamıyorsam, bu montaj, dublaj, uydurma şeylere itibar etmek suretiyle bu ülke de başbakanını yargılayamaz.

TWEET MWEET ANLAMAM BEN BU İŞLERDEN
Böyle bir hakları olmadığı halde bunlar bizi dinliyorlar. Ya şu medya. Açık söylüyorum. Başta Doğan Grubu olmak üzere, açık söylüyorum, Ciner grubu olmak üzere, buna benzerler. İsimlerini diğerlerinin vermeyeceğim. Utanmadan sıkılmadan kalkıp şu anda bu olaylarda bize karşı yapılan haksızlıkları savunur durumdalar hala.

Ya bu ülkenin başbakanına bu hakaretler yapılırken, siz nasıl oluyor da bunları savunuyorsunuz? Ha söyleyeyim, çünkü Pensilvanya’nın onlarla ilgili kasetleri de var. Şantaj var onlarla ilgili şantaj. Yeri geldiğinde onu da açıklarız diyorlar. Geçenlerde bir tane açıklandı, diğeriyle de ilgili açıklandı. Şimdi korkuyorlar. Şimdi batmışlar, bataklığa batmışlar. Bunlardan çekiniyorlar. Kendi devletine güvenmiyor, onlara güveniyor. Biz de kusura bakmasınlar, gereken neyse bunu yaparız.

Öyle tweet mweet anlamam ben bu işlerden. Evet, Twitter dürüst davranacaksa her türlü desteği veririz. Youtube her türlü desteği veririz. Facebook ahlaksızlıklarından vazgeçerse destek alır. Ama aileleri bozacaksa karşısında Türkiye Cumhuriyeti hükümetini bulur. Bunlarda neler var neler.

Şimdi ne diyorlar, 25 Mart’ta şu çıkacak, 30 Mart’ta şu çıkacak. Hangi iftirayı atarsanız atın. Bu montajların bu ahlaksızlığınızın altında ezilip gideceksiniz. Daha şimdiden 30 Mart akşamı hangi yalanları söyleyeceklerini konuşuyorlar.

Copyright © 2011 Sosyolife: Popüler Bilgi Paylaşımı!. Tüm hakları saklıdır.
Sitemap - Gündemi takip etmek için Haber Sırası sitemizi ziyaret edin.