Buradasınız : Ana Sayfa //Kültür Sanat//Doğum Fotoğrafçılığı Nedir ve Nelere Dikkat Edilmelidir?

Doğum Fotoğrafçılığı Nedir ve Nelere Dikkat Edilmelidir?

Gelişen teknoloji ve sosyal ağlar sayesinde yaygınlaşıp kısa sürede hayatımıza yerleşen yeni dönem modalarından biri de “doğum fotoğrafçılığı“. Dünyada uzun süredir kabul edilen bir meslek olmasına rağmen ülkemizde ilgiyi yeni yeni üzerine çekmeye başladı. Aileler bilinçlendikçe doğum fotoğrafçılarına talep de arttı. Her mesleğin olduğu gibi, doğum fotoğrafçılığının da bir takım incelikleri, zorlukları ve bilinmeyenleri var. Peki nedir doğum fotoğrafçılığı? Ne zaman ortaya çıktı? Kimler doğum fotoğrafçısı olabilir? Doğum fotoğrafçısı olmak için nelere ihtiyaç var? Tüm bu soruların cevaplarını aradığımız yolculuğumuz başlıyor.

Doğum Fotoğrafçılığı

DOĞUM FOTOĞRAFÇILIĞI NEDİR?

Doğum fotoğrafçılığı bebeğin anne karnındaki son anlarından itibaren başlayan doğum anını ve doğumdan sonra ilk karşılama anına kadarki sürecin kurgulanmadan fotoğraflanmasıdır. Devamında ise ilk yaş gününe dek her ay farklı tasarlanmış fonlar ile bebeğin büyüyüşü ölümsüzleştirilir.

O büyülü anda annenin acı dolu sevinci, ailenin heyecanlı bekleyişi ne kadar fazla olsa da, bu süreci bir o kadar kısıtlı zaman aralığında gerçekleştirilen bir hikaye olarak adlandırabiliriz.

Doğum Fotoğrafçılığı nedir

KİMLER DOĞUM FOTOĞRAFÇISI OLABİLİR?

Doğum fotoğrafçısı adayının ilk olarak doğum süreci hakkında bilgi sahibi olması gerekir. Hamilelik ve doğum aşamalarını da detaylı bilmeli. Bu konuyla ilgili detaylı bir araştırma yapıp, tüm bu zorlu ve bir o kadar da heyecanlı zaman dilimine hakim olduktan sonra sıra aileyle tanışmaya geliyor. Aile önceden tanımak çekim aşamasında yarar sağlayacaktır. Aileyle önceden iletişim kurmak, beklentilerini ve isteklerini öğrenmek açısında faydalı olacaktır. Bu süreçte ailenin tedirgin ve endişeli olması çok doğaldır. Fotoğrafçıya ailenin endişelerini ve doğum öncesi annenin stresini azaltmak da düşüyor. Doğumdan önce anne ve babayla mahremiyet konusu görüşülüp onayları alınmalıdır.

Doğum yapılacak hastane belliyse, ameliyathane ya da doğumhaneyi önceden görmek de deneme yapma fırsatı sunacaktır. Doğum zamanı geldiğinde fotoğrafçının sakin ve bir o kadar görünmez olması gerekir. Doğum anında fotoğrafçının en ufak bir paniğe kapılması kaçırılan en özel anlara mal olabilir.

TÜRKİYE’DE DOĞUM FOTOĞRAFÇILIĞI

Ülkemizde ilk çekimi 2002 yılında gerçekleştirilen doğum fotoğrafçılığı hızla yaygınlaşmaya başladı. Çok kısa bir sürede akıl almaz bir hızla büyüyen ve gelişen bir meslek haline geldi. Öyle ki, ünlü fotoğrafçılar bile bu alan yönelmeye başladı. İlk zamanlar yaşanan çekinceler bugün yerini güvene bıraktı. Akıllara gelen soruların cevapları verildikçe, gereken önemi kazandı doğum fotoğrafçılığı.

Doğum fotoğrafçılığı için sadece temel fotoğraf bilgisi yeterli değil, bu nedenle iyi fotoğrafçılar yetiştirilmek üzre bu alan yönelik kurslar açıldı. Günümüze baktığımızda şu an neredeyse tüm özel hastanelerin anlaşmalı bir doğum fotoğrafçısı mevcut. Hiç kuşkusuz ki, kısa zamanda bu derece yaygınlaşan doğrum fotoğrafçılığında hızla gelişen teknolojinin de yeri ve önemi büyük. Annenin ve babanın telaş ve heyecanda dolayı tanık olamadığı bebeğin dünyaya geliş öyküsünü en ince ayrıntılarıyla gözler önüne seren bu meslek artık ülkemizde de benimsenmiş görünüyor.

Doğum Fotoğrafçılığı nelere dikkat edilmeli

NELERE DİKKAT EDİLMELİ?

Öncelikle temel fotoğraf ve ışık bilgisine sahip olmak gerekiyor. Bebeğin sağlığı ve hikayenin doğallığı gibi nedenlerden dolayı flaş kullanmayacağımız için ışığın önemi büyük. Bu nedenle ameliyathanede değişen ışık göz önünde tutulmalı. Fotoğrafçının varlığını hissettirmemesi, aydınlık ve net fotoğraflar çıkması gerekir.

Makineyi önceden tanımak ve manuel ayarları yapıyor olmak da mühim. Aksi takdirde otomatik ayarda çekilen fotoğraflarla tamamen tesadüflere bırakılan bir çekim olur. Ekipmanın profesyonel olması önemlidir. Profesyonelden kasıt, gerekli diyafram ve enstantane ayarını yaptıktan sonra kullanılan iso ya da asa ayarından dolayı grain (kumlanma) oluşumunu engellemektir. Stabilizasyon özelliği bulunan fotoğraf makinelerinde titremeyi de önlemiş oluruz.

HANGİ LENS TERCİH EDiLMELİ?

Doğum fotoğrafı çekimlerinde belki de en önemlisi lens seçimidir. Işık faktörü bizi ne kadar zorlarsa zorlasın, seçilen lensin bunu aynı ölçüde telafi etmesi gerekir.

Doğum fotoğrafı çekimlerinde çoğunlukla 50 mm 1/8 ya da Canon’un yeni gözde 40 mm 2/8 kullanılır. Bu lensler portre fotoğrafı için en uygun olanlardır. Alan derinliğinin çok sınırlı olması arka fonu tamamen yok ederken, tek odak noktamız kendi belirlediğimiz alan olur. Bu lensler, doğum sonrası anne ve bebek portre fotoğraf çekimi için de uygun ekipman sayılabilir.

Etiketler:

Copyright © 2011 Sosyolife: Popüler Bilgi Paylaşımı!. Tüm hakları saklıdır.
Sitemap