Buradasınız : Ana Sayfa //Güzellik//Hyalüronik Asit Nedir, Nerelerde Kullanılır?

Hyalüronik Asit Nedir, Nerelerde Kullanılır?

Hyalüronik Asit, dünya çapında özellikle kırışıklık tedavisinde yaygın şekilde kullanılan bir dolgu maddesidir. Uzmanlar tarafından son yüzyılın en iyi buluşu olarak tanımlanan hyalüronik asit dolgular hakkında merak ettiklerinizi yazının devamında bulabilirsiniz.

Önceleri kolajenden yapılanlarla başlayan dolgu serüveni, süreç sonucundan yarı kalıcı ve  tam kalıcı gibi sentetik maddeler, sıvı silikon gibi dolgu deneyimleriyle hyalüronik asidin üretilmeye başlamasına kadar devam etti. Artık daha kolay elde edilen, vücutta daha fazla kalabilen ve daha güvenli bir madde olan hyalüronik asit estetik dünyasına gerçekten çağ atlattı diyebiliriz.

Hyalüronik Asit Uygulaması

Hyalüronik Asit Uygulaması

Bu yazıda herkesin uzaktan veya yakında duymuş olduğu hyalüronik asit dolgularını biraz daha tanıtmaya çalışacağız. Eskiden horoz ibiğinden elde edilen hyalüronik asit, daha sonraları bağırsaklarımızda yaşayan E.Coli bakterileriyle şekerden üretilmeye başlanmıştır. Bu küf gibi bir maddedir ve içine iki bin kat su çekebilmektedir. Adeta jöle gibi bir kıvama gelmektedir. BDD denilen bir protein ile işleme girerek daha dayanıklı hale getirilir.

Hyalüronik Asit Avantajları Nelerdir?

  • Yabancı bir madde reaksiyonu veya alerji yapmaz;

Aslında bu madde insan ve hayvan dokusunun kolajen gibi bir yapı taşıdır, yani vücuda yabancı değildir. Bu yüzden alerji yapmaz; dolayısıyla biz bu madde için alerji testi yapmayız. Bu yüzden daha güvenlidir.

  • Geçici ama dayanıklıdır ve çok az risk taşır;

Belirli bir süre vücuta kalabilip daha sonra sindirilen hyalüronik asit dolguları üretim teknolojisine veya molekül büyüklüğüne göre 8-18 ay kadar kalabilirler. Sürekli değişim halinde bulunan insan vücudunda yapılan dolgu, geçici olmalıdır ki değişime adapte olabilsin. Çok uzun etkili veya kalıcı olan dolguların zamanla birçok problem çıkardığına tanık oluyoruz. Hatta kişinin kendi yağından yapılan dolguların bile zamanla uyumsuzluklar yaratabildiğini görüyoruz.

  • Hyalüronik Asit dolgular, dokuya faydalıdır ve yaşlanmayı yavaşlatır;

Araştırmalar ve bizlerin tespitleri göstermiştir ki, dolgu konulan yerlerin cilt kalitesi artmaktadır. Bunun sebebi, vücudun her ne kadar tanıdık da olsa yeni bir maddeye karşı gösterdiği tepkisel ama uyumlu yeni kolajen üretimidir. Bu doku aynı zamanda o bölgede anti-oksidasyona yardım eder, metabolik faaliyetlere katılır. Yani dokuya yardımcı olarak yıpranmayı azaltmış olur. Hücrelerin suyu azalmış yani yaşlanmış bir doku yerine, eksik olan suyu yerine konmuş yani gençleşmiş bir dokunun dayanıklılığının ne kadar artabileceğini tahmin edebilirsiniz. Cildi içeriden destekleme ancak böyle olabilir. Vücudun eskisi gibi üretemediği hyalüronik asidi dışarıdan ilave etmek kadar sağlıklı bir şey olabilir mi? Bizce hayır.

  • Vücudun her yerinde kullanılabilirler;

Hyalüronik asidin kullanım alanı saymakla bitmez. Gözde, eklem içi iyileştirmelerde, idrar kaçırmada, göğüs büyütmede, genital doku desteklenmesinde ve bütün vücut derisinin sağlık ve estetik olarak düzeltilmesi gibi pek çok işlemde çok geniş bir kullanım alanı vardır. Artık tıp, hyalüronik asidi kabul etmiş ve daha farlı ne tip kullanım alanlarında yararlanabileceğini araştırmaktadır.

Estetikte Hyalüronik Asit Kullanımı

Devrim niteliği taşıyan hyalüronik asit dolguları estetik amaçlı her yaşta değişik bir uygulama sebebi bulunabilir. Küçücük bir akne çukurcuğunu doldurabildiğimiz gibi, bütün yüzü yeniden şekillendirecek kadar fazla da uygulayabiliriz. Dudak büyütmede, gözaltı gölgelerinde, elmacık kemiklerini belirginleştirmede, dudak üstü, göz çevresi, alın, burun kenarları, yanak çöküntüleri ve boyun kırışıklıklarında sıklıkla kullanılan hyalüronik asit dolguları aynı zamanda burun ve çene düzeltmede de kullanılıyor.

Doğru yoğunlukta bir hyalüronik asit dolgusu ile adeta bir heykeltıraş gibi çalışmak mümkün. Bu dolgularla hem ruh sağlığı hem de cilt sağlığı düzeltilebiliyor.

Doğallığı korunarak yapılan işlemlerin anlaşılması da mümkün olmuyor. Ayrıca eğer fazla geldiği düşünülürse kolaylıkla kullanılan eriticilerle mevcut olduğundan fazla gelen hemen eritilebiliyor.

Copyright © 2011 Sosyolife: Popüler Bilgi Paylaşımı!. Tüm hakları saklıdır.
Sitemap - Gündemi takip etmek için Haber Sırası sitemizi ziyaret edin.