Buradasınız : Ana Sayfa //Sağlık//Raw Food (Çiğ Beslenme) Akımı Nedir?

Raw Food (Çiğ Beslenme) Akımı Nedir?

Daha sağlıklı ya da daha zayıf olmak istediğimizde hemen beslenme düzenimizde değişikliğe gideriz. Ardından sporla kontrol etmek isteyince de daha fazla yemek yeme isteği karşımıza çıkar. Sonuç böyle olunca ilk adıma geri döner yenilik peşinde koşarız. Bu yazımızda, tarihi ateş öncesi zamanlara dayanan ancak adını duymaya yeni yeni başladığımız bir konuya değindik: “Raw Food“. Raw Food yani “çiğ beslenme” nedir, tüketiminin artısı eksisi nelerdir? Tüm yönleriyle sizler için araştırdık.

Raw Food (Çiğ Beslenme)

Raw Foods bir diğer adıyla çiğ besinler aslında herkesin beslenme düzeninde belli bir parçayı oluşturuyor. Bu beslenme düzeni ise tükettiklerinizin yarısından fazlasının çiğ olması gerektiğini savunuyor. Bu nedenle sizi fazlasıyla çiğ besin bekliyor ancak bunu belli ölçüde günlük rutininize eklemeniz de mümkün. Çiğ olarak tüketilmesi sadece pişmemiş olması anlamına da gelmiyor. Besinlerin bu kategoriye girmesi için genetiği değiştirilmemiş, işlenmemiş ve yetiştirilirken tarım ilacı olarak kimyasallar kullanılmamış kısacası organik olması gerekiyor. Pişirme konusuna gelirsek; ulaştığı sıcaklık 40 derece üstüne çıkmamış ya da hiç ısıya maruz kalmamış böyle besinleri ise çiğ olarak kabul ediyor. Bu akımın en önemli besinleri ise çiğ sebze ve meyvelerin yanı sıra tohumlar, kuruyemişler ve filizlendirilmiş baklagiller.

Çoğunluğu vegan ve vejetaryen beslenme düzenine sahip olsa da çiğ beslenme akımının birden fazla türü var; et ya da balık tüketimi olan da mevcut, tamamı vegan olanı da. Ancak şunu söyleyebiliriz ki tüm türleri, gezegenimizi düşünürsek et tüketimini azaltmamız konusunda hemfikir.

Pişmiş besinleri tüketmenin, ölü besin tüketmek olduğunu savunan çiğ beslenme akımının güzel de bir örneği var; çiğ tohumu ektiğinizde büyüyüp yeşerir lakin pişmiş tohum hiçbir şekilde gelişemez. Bu akımın sloganı: “besin değerini kaybetmemiş besinle ile beslenirsek canlı kalırız”. Çiğ beslenme, vücudunuzun arınmasını sağlamanın yanı sıra, sağlıklı ve fit bir bedene sahip olmamızda da olukça etkili.

Vücudumuzda sindirim ve solunum dahil tüm yaşamsal olayların gerçekleşmesi için enzimle mevcuttur. Vücudumuz enzim üretebilir ancak bunun için çok fazla enerji gerekmekte. Besinleri pişirirken ihtiyaç duyduğumuz 100 derece ve üstü sıcaklıklar, besinlerin sahip olduğu sindirime yardımcı aktif enzimlerin kaybolmasına neden olur.

Canlı gıdalar enerji verir, bunun yanında pişmiş gıdalar sizi daha yorgun hissettirir. Doğal enzimler; besinlerin yapısını, kokusunu, tadını ve rengini değiştirerek besin değerinin düşmesine neden olur. Tükettiğimiz besinlerin doğru hazırlama ve pişirme aşamasından geçmemiş olmaları, enzimlerin kaybolup etkisini yitirmesine ve vücudun enzim üretimi için yorulmasına sebep olur. Bu kaybı en aza indirme düşüncesinden yola çıkarak ortaya çıkan “Raw food” (çiğ beslenme) insanların beslenme şeklini çok eski zamanlara götürüyor.

Copyright © 2011 Sosyolife: Popüler Bilgi Paylaşımı!. Tüm hakları saklıdır.
Sitemap - Gündemi takip etmek için Haber Sırası sitemizi ziyaret edin.