Adı Çıkmış Dokuza İnmez Sekize: Şeker Hakkında Yanlış Bilinen 5 Gerçek

şeker hakkında yanlış bilinenler

Şeker, özellikle son yıllarda kötü bir şöhret kazandı. Obeziteden şeker hastalığına, kalp hastalıklardan böbrek hastalıklarına kadar her şey için suçlanıyor. Peki, şeker gerçekten bu kadar kötü mü? Hiç mi faydası yok? Ya da şeker hakkında duyduklarımızın çoğu şehir efsanesi olabilir mi?

Kesin bir şey biliyoruz; dünyada şeker tüketimi fırladı. İnsanlar toplam kalorilerinin yüzde 16’sını ilave şekerlerden yani kola, enerji ve spor içecekleri, tahıl bazlı tatlılar, şekerli meyve içecekleri, sütlü tatlılar ve şekerden alıyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO)’nün tavsiyesi ise günlük kalorilerin sadece yüzde 10’undan az bir miktarının şeker ve şekerli gıdalardan alınması yönünde. WHO, bu oranı 2014 yılında yüzde 5’ten daha azına indirmeyi tavsiye etti.

Açıkçası, şekere ve tüketim oranımıza dikkat etmeliyiz. Ancak öncelikle, en sevdiğimiz tatlandırıcı olan şeker hakkındaki gerçekleri öğrenmeliyiz. İşte şeker hakkında 10 şehir efsanesi!

Şeker Hakkında Yanlış Bilinen Gerçekler

şeker hakkında yanlış bilinen gerçekler

1. İnsanlar şeker alımını kolaylıkla sınırlayabilir

Tamam, daha az şeker yemeliyiz. Sorun değil. Tatlı yemeyi bırakacağız ya da arkadaşlarımızın ikram ettiği şekerli ürünleri reddedeceğiz. Peki, neden yapamıyoruz? Zayıf iradeli bebekler miyiz? Hayır. Şeker aslında bağımlılık yapan bir maddedir. Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar, şeker tüketiminin bağımlılık, yoksunluk ve arzulamaya neden olduğunu göstermektedir. Düzenli olarak şeker yemek, aynı zamanda başka bir maddeye bağımlı hale gelmeyi de kolaylaştırıyor. İnsanlar üzerinde yapılan çalışmalarda ise fruktoz (şekerin bir şekli) tüketmenin, beynin ödül merkezinin ortaya çıkmasına neden olduğu bulunmuştur.

2. İlave şeker tamamen zararlıdır

İlave şeker, üretim veya hazırlama sırasında yiyeceklere eklenen şekerler veya şuruplardır. Doğal olabilirler (örneğin: bal) veya kimyasal olarak imal edilebilirler (örneğin: yüksek fruktozlu mısır şurubu). İlave şeker rahatsız edicidir çünkü herhangi bir besin sağlamazlar ve aşırı kalori içerir. Ve ilave şeker içerdiğini bilmeden birçok ürün (ketçap, makarna sosu vb.) tüketiyoruz.

Yine de tüm ilave şekeri diyetinizden çıkarmak zorunda değilsiniz. Şekerin herhangi bir besin değeri olmayabilir, ancak tam tahıl gevreği veya yoğurt gibi önemli besinler sağlayan gıdaların lezzetini artırabilir. Yani, bir kase sağlıklı yoğurdu yalnızca üzerine bir miktar şeker serperek yiyebiliyorsanız, yoğurttan elde edeceğiniz fayda kesinlikle biraz şeker ilave etmeye değer. Bu nedenle, ürünün ilave şeker içermeyen versiyonunu satın almak ve şekeri kendiniz ilave etmek, şekerli bir ürün almaktan çok daha iyidir.

3. Yapay tatlandırıcılar şekerden daha sağlıklıdır

Sağlık farkındalığı olan birçok insan, yiyecekleri için yapay tatlandırıcıları terci eder. Çünkü daha sağlıklı olduğunu ve herhangi bir kalori içermediklerini düşünürler. Yapay tatlandırıcıların kalori içermediği doğrudur ancak daha sağlıklı oldukları konusunda aynı şeyi söylemek doğru olmaz. Yapay tatlandırıcılar güvenli olarak kabul ediliyor ancak uzmanlar, uzun vadeli etkilerinin hala bilinmediğini söylüyor. Ayrıca, bu konuda yapılan birçok çalışma yapay tatlandırıcıların göründükleri kadar masum olmadıklarını rapor ediyor. Örneğin, Yale Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yapılan bir araştırma, özellikle yorgun veya aç olduğunuzda kalorisi düşük yapay olarak tatlandırılmış yiyecekler yerseniz, günün ilerleyen saatlerinde yüksek kalorili yiyecekler tüketme ihtimalinizin yükseleceğini belirtiyor. Bunun nedeninin, yapay tatlandırıcıların beyne normal şekerin yaptığı gibi “enerji” sinyalleri vermemesi gösteriliyor.

4. Esmer şeker, beyaz şekerden daha sağlıklıdır

Kahverengi şeker, hafif karamel rengi ile çekici görünür. Sofra şekerinden daha az rafine edilmiş olan bu organik tatlandırıcı, sağlık odaklı birçok üründe bulunur. Bu nedenle daha sağlıklı olduğu düşünülür. Ama değildir!

Kahverengi şeker de beyaz şeker de şeker kamışından elde edilebilir. Kahverengi şeker, şeker kamışı suyunun bir kez kaynatılmasıyla oluşur. Bu işlem şekere kahverengi bir renk verir. Sofra şekeri ise şeker kamışı suyunun birçok kez kaynatılmasıyla elde edilir. Birçok kez kaynatılan şeker kamışı suyunun rengi tamamen şeffaf hale gelir. Beyaz şeker de bu şekilde oluşur.

Bazı kahverengi şeker hayranları, kahverengi şekerde vücudumuzun kullanabileceği değerli besinler içerdiğini iddia eder. Ancak uzmanların çoğu, sağlığımız üzerinde hiçbir etkisi olmayan küçük miktarda besin içerdiğini belirtiyor. Son olarak, kahverengi şeker ve beyaz şeker aynı sayıda kaloriye sahiptir. Yani aynı şekilde üretilmiyor olsalar da, tamamen aynı özelliklere sahiplerdir.

5. Şeker içermeyen diyetler, en sağlıklı diyetlerdir

Tamam çok fazla şeker yiyoruz. Ve yapay tatlandırıcılar ya da farklı formdaki diğer tatlı şeyler beyaz şekerden daha iyi değiller. Belki de cevap, tüm şekeri diyetimizden çıkartmaktır. Belki. Ancak bu karmaşık bir plan. Eğer şekeri diyetimizden tamamen çıkarabiliyor olsaydık, teknik olarak bu en sağlıklı seçenek olurdu. Ancak şekersiz diyetiniz, “şekersiz” etiketli gıdalar yemek anlamına geliyorsa, bu işe yaramaz.

Etiketinde “Şekersiz” yazan gıdalar genellikle öyle değildir. Çünkü bu yiyeceklerin üretiminde şeker yerine, yapay tatlandırıcılar kullanılmaktadır. Bu tatlandırıcılar arasında bal, agave nektarı, sorbitol, mannitol ve ksilitol gibi kimyasal şeker alkolleri veya sakarin, suklaroz gibi kalorisiz tatlandırıcılar yer alır. Ne yazık ki, bu alternatif tatlandırıcıların çoğunda yüksek oranda karbonhidratlar ve/veya kaloriler bulunur. Ayrıca, şeker alkolleri büyük miktarda tüketildiğinde mide ağrılarına ve ishale neden olmakla ünlüdürler. Uzmanlar, en mantıklı stratejinin işlenmemiş gıdalara az miktarda pancar şekeri katarak tüketmek olduğunu söylüyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here